Yazılmış Tüm Mektuplar tüm online platformlarda

ArdaAydın Biraderler Yapım

Yazılmış Tüm Mektuplar

Kendim dinlemeyeceğim şeyi niye başkasına dinleteyim ki?

  

Albüm! Bir albüm yapmak ya da daha kolay bir anlatımla yapılan şarkıları biraraya toplayıp dinlenmeye hazır hale getirmek. Dile kolay; hem de çok kolay. Çok uzun saatler stüdyoda kalmak, çok uzun süre ışıklı bir ekrana bakmak, çok fazla ses yorgunluğu, çok kafa karışıklığı, vesaire. Bu şarkı bu haliyle iyi oldu mu, o enstrüman daha mı iyi, acaba vokalleri daha mı öne çıkaralım, davulla bası biraz açalım ama piyanoyu o kadar gömmeyelim filan derken, miksten sonra şarkıları dinle, masteringe yolla geldiğinde dinle, bu olmamış bir daha dinle, dinlet fikir al… offf çok yorucu fakat keyfine diyecek yok. Biz Orçun’la bir yola çıkalım, müzik yapıp eğlenelim derken biraz yorduk kendimizi galiba. Çocukcağız yazık, sabahlara kadar çalışıp, acaba şunun şurası şöyle mi olsa Orçunum dediğimde peki Ardacım demekten başka bir şey yapmadı; yapamadı aslında, çünkü neyi duymak istediğimi biliyordum, neyi duymak istediğimi biliyordu. 


Aslında çok basit!

  

Yazılmış Tüm Mektuplar’ın hikâyesi hiç de kan ter gözyaşı değil. Aslında çok basit. Hadi şarkı kaydedelim dedik ve bunu hayata geçirdik. Bu kadar basit. Bu şarkıların hepsi birer mektup, burası gerçek. Bugüne kadar yazdığım tüm mektupların sadece bir kısmı. Diğer mektuplar da zamanla dinlenecek kıvama gelir diye düşünüyorum. Siz dinlemek isterseniz elbette. Gece Vapurunun Kenarından geçip, Kimden Olduğu Belli Olmayan bir şeyden Sonra, Güneşte, Kalmasın İzimiz derseniz belki; belli mi olur? Hayat bu. Yeni mektuplar yazdırır insana. Ummaktan ve enstrümanı ele almaktan başka çare yok. Delirmemek için…

Albüm Künyesi

image4

Tüm şarkıların söz ve müzikleri: Arda Aydın


Düzenlemeler, piyano ve trompet: Orçun Tekelioğlu


Davul: Bilal Nazlıgül


Bass Gitar: Şafak Kocadağ


Elektrik Gitar: Murat Tunalı


Ses Mühendisi ve Miks: Mert Kasap


Kayıtlar: Erekli Tunç Stüdyosu/Moda

Müzik Serüvenim

image5

Uzun yıllar, gerçekten uzun yıllar boyunca sanatın (plastik sanatlar dışında) her alanında uğraş verdim.              

Seslendirme yaparak başladığım işlere tiyatro ve müziği ekledim. Oyunculuk, sahnede, kamera önünde, sokakta hep devam etti. Eğitim almaya gelince sıra, lise yıllarında biriktirdiğim tüm müzik heyecanımın, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın şimdilerde yalnızca “parsel” olarak görülüp fena popüler olan Beşiktaş’taki binalarında tiyatro bölümüyle hemhâl olması için uğraş verdim. 

O zamanki düşüncem şuydu; acaba tüm bu çabalarım profesyonel bir tiyatro sanatçısı olarak sürdüreceğim yaşantımda, profesyonel bir şarkı sözü yazarı, besteci ve solist olarak da devam etmemi sağlayacak mıydı? Sağladı. Okulun 3. yılında bir orkestra kurdum ve şimdilerde çok beğenerek dinlediğiniz çok meşhur müzisyen arkadaşlarımla Frank Sinatra Şarkıları adı altında konserler vermeye başladım. İşi biraz abartıp 3. konserime ENKA Açıkhava Sahnesi’nde çıktım, bu da beni biraz telaşlandırmış olacak ki, sonraki konser için 1 sene beklemem gerekti. Bu konserler esnasında solist ve müzisyen olarak kazandığım tecrübe inanılmazdı. 


İlk kez bir enstrüman çalmaya başladığımda 15 yaşındaydım, üç enstrümanı da çalabiliyor hale geldiğimde 22. Bu da bana müzikle ilgili müthiş bir özgüven verdi. Şimdi üç enstrümanı da aynı ustalıkla çalabilen bir tiyatro oyuncusuyum. 


Tüm bu süreç bana kendi şarkılarımı yazabilmeyi de sağladı. İlk yayınladığım Gece Vapuru şarkısını yazdığımda sene 2005’ti; kaydedildiği tarih 2011. Aradan geçen zaman içinde bir çok beste girişiminde bulunmama rağmen, bunların bir girişim olarak kalmasında fayda olduğunu gördüm; durduk yere insanların kulaklarını tırmalamanın ve “Bir Nefret Objesi Olarak Arda Aydın Şarkıları ve Toplumsal Sorunlarda Oynadığı Büyük Rol” başlığı altında yüksek lisans tez çalışmalarının malzemesi olmanın manası yoktu:-)  Bu sebepten belki de Gece Vapuru’nu kaydetmek için uzun zaman bekledim. 


Oyuncusu olduğum Şehir Tiyatroları’nda 2003 yılından itibaren durmaksızın 16 sezondur müzikallerde oynamanın da verdiği rahatlıkla “nasıl olsa müzik yapmaya ve şarkı söylemeye devam ediyorum” düşüncesiyle belki de, müzik işlerini biraz geri planda bıraktım. Fakat başladı mı devamı gelir ya her şeyin, 

Gece Vapuru’na Kenarından eklendi. Bu şarkılara Kimden Olduğu Belli Olmayan tam bu zamanlarda dahil oldu. Aslında teker teker piyasaya sürülse üç tekli ya da şimdilerin özenti tabiriyle single’lık albüm yapabilecek kadar şarkı vardı elimde. Bu şarkılar sevgili Hakan Süersan tarafından düzenlendi ve kaydedildi. Birçok ünlü müzisyen çaldı kayıtlarda. 4. şarkı Sonra 2014 yılında ortaya çıktı ve Murat Tunalı’nın elinde bambaşka bir hüzne sahip olmasına rağmen bir enerji ve neşe kaynağına dönüştü. Çok iyi oldu, çok da güzel iyi oldu:-) 


Tüm bu şarkıların yanına eski şarkılara yeni düzenlemeler eklendi. Ünzile’yi misal tam bu çocuk istismarcılarının azıttıkları ve ülkede sanki hiç yoklarmış gibi davranıldığı zamanlarda yeniden düzenleyip yayına soktuk. Sosyal medyada çok ses getirdi. Derken yeni şarkılar geldi, eklendi ve Güneşte bir yaz başı çok sevgili bir aşka yazıldı, sonrasında biz sevgili dostum ve aranjörüm Orçun Tekelioğlu’yla tüm bu şarkıları toparlayıp bir albüm haline getirdiğimiz esnada, alâsını yaparız dediğim arabesk rock, Kalmadı İzimiz’i besteledim. 


Müzik serüveni çok kısa bu şekildeydi. Daha nice şarkıların yapıldığı bir geleceğe doğru yol almak istediğim aşikâr. Müzik bir başka hayal değildi hiçbir zaman; hep gerçek hedefti. Asıl dertler ve sevinçler hep müzik sayesinde aktarılabildi. 

Tam da bu sebepten yazdığım hepi topu iki tiyatro oyunu da müzikal tekstler oldu. Köpekler ve Bize Bir Oyun Lazım Azizim yazmaktan gurur duyduğum iki müzikalim oldu. Bestelemek şansına erişebilir miyim bilemiyorum ama o işe de Orçun bakıversin bir zahmet:-) 



 Not: Biraderler Cabaret nerede diye soranlarınız olmuştur, söyleyeyim. 2016 yılında uzun yıllardır Türk sahnelerinde olmayan bir tarzı, kabareyi yeniden canlandırmak için kurduğum bir ekiple yaptığımız iş, müzikal anlamda yolculuğun en tatlı kısımlarından biri halâ. İzleme şansınız olursa yakalayın, kaçırmayın. 


Sevgiyle 


Arda Aydın

Yazılmış Tüm Mektuplar - Söz ve Müzik: Arda Aydın

Güneşte

Akan nehirde, yakan güneşte

İkimizin de ait olduğu yerde

Dinlenmek gerek bazen

Pek bir sakin olduğumuz süreçte


Akan nehirde, yakan güneşte

Kafanın almadığı bu zor dönemde

Durup düşünmek iyi olur zaten

Hepten sana sevdalı bu yürekle


Çok zor gibi gelir bu yol

Saklanan bir kural yok dedim sana

Aaah

Yaklaşan bize gezi gelir gibi ama

Aaah


Nehir akarken, güneş yakarken

Serilen ömrümüz bize gülümserken

Mutsuz umutsuz olmamak için

Elele verip doğrulmalı yerden


Akan nehirde, yakan güneşte

Sarılıp uyuyamadığımz bu süreçte

Sadece ve sade hakikat için

Ellerimi açık bıraktım ellerine


Çok zor gibi gelir bu yol

Saklanan bir kural yok dedim sana

Aaah

Aşk bile geri gelir gibi bize ama

Aaah


Nehir akarken, güneş yakarken

Bulut toplamak gerek sabah erken

Sakin, huzurlu bir hayat için

Çırılçıplak suya girmek gerek bazen


Akan nehirde, yakan güneşte

İkimizin de ait olduğu bu yerde

Temizlenip arınmak gerek bazen

Sevgiyi çoğalttığımız bu yerde

Sen ve ben

Gece Vapuru

Gece vapuru kalkıp gider bu limandan

Gece vapuru durmaz ki hiç durduğu yerde

Gece vapuru sessiz gider bu sularda

Gece vapuru yanaşmaz hiç istemezse


Ara sıra durduğu yerlerde

Ya indin, ya bindin

Sonra kaçırdığın geminin arkasından bakarsın

Gece vapuru sessiz gider bu sularda

Gece vapuru yanaşmaz hiç istemezse

Kaldığı son limandan binen sen ve ben yalandık zaten

Karanlık içinde hep yalnızken


Hayır olmaz

Yok yok artık binmem

Yok yok yok batsın bu gece de, bu karanlık sular da

Sen gelsen de ben dönmem

Gittiğin yerden dönme sakın ha, çok karanlık sokaklar


Kalmadı İzimiz

Saklar, içim tutar

Sonra beni yakar

Seni bir alev gibi bana sunar

Ya da hep olurmuşum gibi bakar

Oysa seni arar

Burdan yeni bakar

Bana hep dururmuşum gibi sorar

Ya da yok olurmuşuz gibi susar


Bıraktık, gözümüzden ah

Düşer mi sözümüzden ah

Sor artık yerimizde kalmadı izimiz


Bıraktık, gözümüzden ah

Düşer mi sözümüzden ah

Sor artık yerimizde kalmadı izimiz


Oradan kalbine döndüm

Oradan kalbime döndüm

Seni bir umut gibi yaşatmaya

Seni bir umut gibi yaşatmaya


Kimler yangını gördü

Kimler yangını gördü

Bizi bir alev gibi karartmaya

Bizi bir alev gibi karartmaya


Kenarından

Saklamaktan yorgun düştüm

Ama yok

Dua edip kalktım her gün

Çok zor


Çok zor birden nefes almak

Duymak hikayeyi

Bitmeden işgalleri

Yakmak, kalmaz bir şey diye

Unuttum tüm gerçeği

Almak, duymak hikayeyi

Bitmeden işgalleri

Yakmak, kalmaz bir şey diye

Unuttum tüm gerçeği


Saklamaktan korkar insan

Tutunsam kenarından


Saklamaktan yorgun düştüm

Ama yok

Dua edip kalktım her gün

Çok zor


Kaybolurken ne hisseder insan

Çok zor birden nefes almak

Duymak hikayeyi

Bitmeden işgalleri

Yakmak, kalmaz bir şey diye

Unuttum tüm gerçeği

Almak, duymak hikayeyi

Bitmeden işgalleri

Yakmak, kalmaz bir şey diye

Unuttum tüm gerçeği


Çok zor


Sonra

İşte rüzgârın sesi

Hem de yağmur öncesi

Dayanamam yokluğuna

Anla


Dans edip boşluğunda

Saklanamam boşluğunda

Bıraktığın tutsaklığa

Ağla


Vazgeçip hikayeden

Saklı durduk, ağladık

Viran olduk yapmadık

Sonra


Yapmayıp düşündükçe

İçli durduk, tuhaftık

Zorla olmaz, anladık

Sonra


Sırf elbiseni koklardım

Her gecemi ışıl ışıl parıldattın o tatlı nefesinle

Çırp ellerini, yaklaştır gözlerini

Bir an için umutlanmak isterdim senle


İşte rüzgârın sesi

Hem de yağmur öncesi

Dayanamam yokluğuna

Anla


Vazgeçip hikayeden

Saklı durduk, ağladık

Viran olduk yapmadık

Sonra


Sırf elbiseni koklardım

Her gecemi ışıl ışıl parıldattın o tatlı nefesinle

Çırp ellerini, yaklaştır gözlerini

Bir an için umutlanmak isterdim senle


Kimden Olduğu Belli Olmayan

Aynı yolları dolaştık

Aynı zamanda geldik biz

Başka bir yerde buluştuk

Aynı aşkla seviştik biz


Korkmuştum oysa

Anladım şimdi

Ölmedi asla

Asla yanlış olmaz


Sardıkça sardık

Boğazlarımız düğümlendi

Ellerim çözüldü, artık kurtulamazdım

Yandıkça kaçtık

Dualarımız kabullendi

Yerlere gömüldük, artık kurtulamazdım


Saklı yolları dolaştık

Ayrı yerlerden gittik biz

Sanki hiç buluşmamıştık

Farklı yollara kaçtık biz

Sormuştum oysa

Ağladım şimdi

Görmedi asla

Asla farklı olmaz

Sardıkça sardık

Boğazlarımız düğümlendi

Ellerim çözüldü artık kurtulamazdım

Yandıkça kaçtık

Dualarımız kabullendi

Yerlere gömüldük, artık kurtulamazdım


Seneye ömürden bir parça alıverip istediğin yerde olmak başka

Yaşadığın açlığı bir kenara koyuverip olmadığın yerde durmak başka

Beklediğin gibi olmadı diye susup dilinin aynasına hepten kafa tutup 

Görmediğin halde aşktan hapı yutup, söylediğinle yaptığın başka